Saat Kaç?

Her topluluk bireyinin, aynı zamanda alt ve üst toplulukların da bir bireyi olabileceği, ve toplulukların amaçları ve inandıkları doğruların, her zaman ve her yerde aynı olamayacağı  açıktır. Bir topluluğun asıl amacı doğrultusunda etkinliğini sürdürebilmesi, bu alt ve üst toplulukların üyeleri olarak bireylerin, kendilerinin doğruluğuna inandıkları özel gerçeklerini o topluluğun da gerçekleri yapmak gibi her hangi bir istek taşımamasını ve bu yönde bir eylemde bulunmamasını gerektirir.

Giriş

Şimdi, aynı amaçla bir araya gelecek küçük bir topluluk düşünelim. Örneğin, bu topluluğun olası bireyleri, yılbaşından bir gün önce saat 16:00’da uçuşu planlanmış, ancak uçuşa bir hafta kala kalkış saati 15:00 olarak değiştirilen bir uçak için bir ay öncesinden yer almış kişiler olsun. Bu kişilerin her biri için, söz konusu uçak havalanmadan önce uçakta yerlerini alabilmeleri için, doğruluğuna inanmaları ve doğrulanması gereken  bir çok şey arasında, uçağın kapısından içeri girinceye kadar bulundukları yerde ve zamanda, saatin kaç olduğu vardır.

Varsayalım ki, bu topluluğun bireylerinden bir tanesi, yılbaşından önceki gün, hava alanına ulaşımın yaklaşık/en az/en fazla 90 dakika sürdüğü bir yerde, saat 13:00’de başlayan ve 60 dakika sürecek ve geleceği için son derece önemli olan bir sınavın, salondaki saate göre ortalarında ve sınava bir beş dakika daha devam etmesi durumunda, sınavdan başarı ile çıkacağı kesin. Ancak, uçağı kaçırmaması için, iyimser bir bakışla, ve sınav salonundaki saate göre, sınavdan hemen çıkması gerekiyor.  Sınavdan hemen ya da beş dakika sonra çıkma arasındaki seçimini yapmadan önce baktığı kolundaki saat  13:30’u gösteriyor. Kısacası, diyelim ki, o anda 13:25’i gösteren sınav salonundaki saate mi, yoksa kolundaki saate mi güvenecek? Kolundaki saate güvenirse uçağına ucu ucuna yetişebilecek gibi, ama sınavda başarısız olacağı açık. Sınav salonundaki saate güvenirse, sınavda başarılı olacağı kesin ve yine uçağına ucu ucuna yetişebilecek gibi. Tüm bunların ötesinde, yine varsayalım ki, sınav süresinin 25. dakikasından sonra her hangi bir anda, her hangi bir nedenle, adaylardan birisinin salonu terk etmesi  durumunda, sınav bir daha yinelenmemek üzere iptal edilecek.  Şimdi, oldukça zor  böyle bir kararın eşiğindeki bu kişiye biraz daha yakından bakalım.

Çelişki ve Çatışmadan Uzak Durmak

Bu kişi, hem sınava girenlerin oluşturduğu bir topluluğun, hem de aynı uçak için bilet alanların oluşturduğu bir topluluğun üyesidir. Açıktır ki, bu iki topluluğun amaçları ve gerçekleri tam örtüşmüyor. Bu kişi, sınavdan çok önce, sınava girmek için, ve uçağın kalkacağı zamandan yine çok önce, söz konusu bu iki topluluğun da üyesi olmuştur. Erdemli bir kişi için bu, her iki topluluğun amaçlarını ve gerçeklerini benimsemek ve o doğrultuda davranmak demektir. Bu da, o kişinin, yukarıda tasvir edilen o zor karar anından çok daha önce, yılbaşından önceki gün saat 13:00 ile 15:00 arasında hangi topluluğun üyesi olarak davranacağını seçmiş olmasını gerektirir. Ya sınava sonuna kadar devam etmeli, ya da sınavı unutup uçağına yetişmelidir. Sınavı süre dolmadan terk etmese bile, kafası uçağı kaçıracağı endişesiyle doluyken sınavda başarılı olması da tehlikededir. Saat 13:00 ile 16:00 arasında sınava giren diğerleri ile aynı amacı ve aynı gerçeği paylaşsa, sınavda  başarılı olabileceği gibi, belki uçağı da kaçırmayacaktır. Kim bilir, o sınavdayken, belki de uçağının kalkış saati yine 16:00’ya ertelenmiştir.

Dolayısı ile, bir birey, bireylerinin paylaştığı ortak amaçları ve doğruluğuna inandıkları gerçekleri, her yerde ve her zaman örtüşmeyen toplulukların aynı anda içten bir üyesi olabilir; yeter ki, kendisiyle ve bu toplulukların  kendisi dışındaki üyeleriyle ters düşmemek ve üyesi olduğu topluluklara bir zarar vermemek için,  belli yer ve belli zamanlarda, eğer varsa, üyesi olduğu toplulukların çelişen amaçlarını  ve gerçeklerini bir birine karıştırıp,   aynı anda bunların hepsine göre  konum almaya çalışmasın. Kuşkusuz, burada, bir bireyin aynı anda üyesi olabileceği bu toplulukların, zaman ve yerden bağımsız, mantıksal açıdan tutarsız ve uyumsuz amaçları ve özel gerçekleri olabileceğini söylemiyoruz. Aksi durumda, yani bir birey, yer ve zaman olarak, hiç bir şekilde örtüşmeyen amaçları ve gerçekleri olan birden fazla topluluğun üyesi ise, o belki bir tanesinin gerçek üyesi, ama diğerlerinin sözde üyesidir.

Ölçülebilen gerçeğin doğası

Şimdi de, özel durumunu irdelediğimiz kişinin ve üyesi olduğu toplulukların diğer bireylerinin “Saat kaç?” sorusuna nasıl yanıt verebilecekleri üzerine yakından eğilelim. Söz konusu sınavdaki herkes için bu sorunun geçerli doğru yanıtının salondaki saatin gösterdiği değer olacağı açık.  Ama diyelim ki bu saat, sınavın ortalarında bir yerde, salondakilerin içinden ona en son bakanın göz attığı andan hemen sonra, kendiliğinden durdu ve ancak üç beş dakika sonra bunun farkına varıldı.  Saati ayarlamak için salon dışından kimsenin itiraz edemeyeceği her hangi saygın bir kaynaktan da yardım alınamıyor olsun. Saat kaça ayarlanacak ve buna kim, nasıl karar verecek?

Önce “Saat kaç?” sorusunu kimin ya da kimlerin yanıtlaması gerektiğine bir bakalım. Sınav salonu dışından bu konuda yardım alınamadığına göre,  bu soruyu yanıtlaması gereken kişi ya da kişiler salondakilerden biri ya birileri. Bunlardan bazıları, salonda bu konudaki tartışma başladığında, sorun onların da sorunu olsa bile, hiç oralı olmaz ve  sınav kağıdındaki soruları yanıtlamaya devam edebilirler.  Eğer zamanı, kendi saatleri olmadığı için, o anda ölçecek durumda değillerse, bunlar kendi sorunlarının çözümüne katkı sunmaya üşenen, sorumluluktan kaçan, ve bunun sonucunda da başkalarının belirlediği kurallara göre yaşamak zorunda olan kişilerdir.  Bunları bir yana bırakıp, biz tartışmaya katılan diğerlerine dönelim. Bunların hepsinin de temel özellikleri, öncelikle söz konusu sorunu kendi sorunları olarak görmeleri ve bu sorunun çözümü için gerekli yeterliğe sahip olduklarını düşünmeleridir.  Ancak, doğal olarak herkes kendi saatine güvenmekte ve her birinden az ya da çok farklı bir değer öne sürülmektedir.  Bu arada, bunların içinde bu tartışmaya en ateşli şekilde katılan ve sesi en çok duyulan kim olabilir? Tabi ki, uçağı kaçırma endişesi içinde olan kişimiz. Eğer her kesi bastırabilirse, diğerlerinin hiç bilemedikleri kendi özel sorununu da çözebilecektir.

………

……….

Bir yorum yapın