{"id":1593,"date":"2019-03-17T12:58:28","date_gmt":"2019-03-17T09:58:28","guid":{"rendered":"http:\/\/www.akademikidea.org\/a-kitap\/?p=1593"},"modified":"2022-10-03T21:21:06","modified_gmt":"2022-10-03T18:21:06","slug":"bilimin-insancil-sorunlari","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.akademikidea.org\/a-kitap\/bilimin-insancil-sorunlari\/","title":{"rendered":"Bilimin insanc\u0131l sorunlar\u0131,   Cemal Y\u0131ld\u0131r\u0131m"},"content":{"rendered":"<header class=\"docs-entry-header\">Bilimin de\u011feri \u00fczerinde eskiden beri s\u00fcr\u00fcp gelen fikir ayr\u0131l\u0131klar\u0131 g\u00fcn\u00fcm\u00fczde daha da derinle\u015fmi\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bir u\u00e7ta bilimi, bilgiye giden tek yol, ya\u015fam\u0131n en g\u00fcvenilir rehberi sayanlar,\u00a0 \u00f6b\u00fcr u\u00e7ta,\u00a0 tam tersine,\u00a0 bilimden korkan, ku\u015fkulanan, onu de\u011fersiz veya zararl\u0131 sayanlar yer almaktad\u0131r. Bu sonunculara g\u00f6re bilim daima y\u00fczeyde kalan, ki\u015finin ve toplumun sorunlar\u0131na inemeyen, \u00e7o\u011fu kez yanl\u0131\u015f ve bazen tehlikeli bilgiler \u00fcreten, ya\u015famaya bir\u00e7ok kolayl\u0131klar getirirken, insanl\u0131\u011f\u0131n felaketini de haz\u0131rlayan bir ara\u015ft\u0131rma tekni\u011finden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.Do\u011fa bilimlerinin entelekt\u00fcel ve moral de\u011feri \u00fczerindeki ku\u015fku ve kayg\u0131lar yeni de\u011fildir. Socrates\u2019den beri giderek b\u00fcy\u00fcyen bir tepki kar\u015f\u0131s\u0131nda oldu\u011fumuz yads\u0131namaz. Tepkinin din, metafizik, tutuculuk, geleneksel ahlak anlay\u0131\u015f\u0131, yer yer sanat ve edebiyat \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 gibi \u00e7e\u015fitli kaynaklara dayand\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir. Galileo, Darwin, Freud gibi bilim adamlar\u0131na din ve ahlak ad\u0131na g\u00f6sterilen tepkiler \u00e7o\u011fumuzun belle\u011finde canl\u0131 \u00f6rnekler olarak yer eden olaylardan birka\u00e7\u0131d\u0131r.Tarih boyunca bilime y\u00f6neltilen su\u00e7lamalar\u0131 \u015fu d\u00f6rt noktada toplayabiliriz:<\/header>\n<header class=\"docs-entry-header\">(1) Bilimin teknolojideki uygulamalar\u0131n\u0131n yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 end\u00fcstriyel d\u00fczende, insanl\u0131\u011f\u0131n y\u00fczy\u0131llar\u0131n derinli\u011finden s\u00fcz\u00fcl\u00fcp gelen entelekt\u00fcel, moral ve sanat de\u011ferleri h\u0131zla kaybolmakta, yerlerine k\u00f6ks\u00fcz, \u00e7o\u011fu kez anlams\u0131z ve ge\u00e7ici birtak\u0131m davran\u0131\u015f, d\u00fc\u015f\u00fcnme ve duyu\u015f bi\u00e7imleri ge\u00e7mektedir.<\/header>\n<header class=\"docs-entry-header\">(2) Bilim, insanlar\u0131n daha rahat ve g\u00fcvenli ya\u015famas\u0131 i\u00e7in bir\u00e7ok kolayl\u0131klar sa\u011flamak yan\u0131nda toptan yok olma gibi bir sonucun tehlikesini de getirmi\u015ftir.<\/header>\n<header class=\"docs-entry-header\">(3) Bilim materyalisttir, hi\u00e7 de\u011filse materyalist bir d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne yol a\u00e7acak niteliktedir. Bilimde evreni ve evrendeki d\u00fczeni Tanr\u0131sal bir g\u00fcle de\u011fil, nedeni gene do\u011fada olan mekanik kuvvet ve hareketlerle a\u00e7\u0131klama yoluna gidilir. Bu ise, ruhun evren i\u00e7indeki yerini, dolay\u0131s\u0131yla Tanr\u0131y\u0131 yans\u0131tan insan varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00f6nemini yads\u0131ma demektir.<\/header>\n<header class=\"docs-entry-header\">(4) Bilimsel betimleme ve a\u00e7\u0131klamaya konu olgular \u00e7o\u011fu kez ya ya\u015fant\u0131m\u0131z d\u0131\u015f\u0131nda kalan ya da ya\u015fant\u0131m\u0131z\u0131n sadece herkese a\u00e7\u0131k, nesnel ve genel yanlar\u0131n\u0131 kapsayan olgulard\u0131r. Bu nedenle ya\u015fant\u0131m\u0131z\u0131n as\u0131l s\u0131cak ve canl\u0131 i\u00e7eri\u011fini olu\u015fturan \u00f6znel, bireysel, ilgi ve de\u011fer yarg\u0131lar\u0131m\u0131za ba\u011fl\u0131 olgular ise bilim d\u0131\u015f\u0131 kalmakta, dolay\u0131s\u0131yla insan kendini tan\u0131ma olana\u011f\u0131n\u0131 kaybetmekte, kendi ger\u00e7e\u011fine yabanc\u0131la\u015fmaktad\u0131r.Kitab\u0131m\u0131z\u0131n bundan \u00f6nceki b\u00f6l\u00fcmlerini dikkatle okumu\u015f okuyuculara bu su\u00e7lamalar\u0131n haks\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemeye gerek yoktur. Bilim ne insanl\u0131\u011f\u0131n t\u00fcm sorunlar\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6zme iddias\u0131 g\u00fctm\u00fc\u015f, ne de sanat\u0131n, edebiyat\u0131n, felsefenin ve\u00a0 dini yerini almak istemi\u015ftir. Bilim insanlar i\u00e7in \u00f6nemli baz\u0131 sorunlara yan\u0131t aramam\u0131\u015fsa, bu sorunlar\u0131 reddetti\u011finden veya yok sayd\u0131\u011f\u0131ndan de\u011fil, bilimsel y\u00f6ntemin, bu t\u00fcr sorunlar\u0131 incelemeye yeterince elveri\u015fli olmamas\u0131ndand\u0131r. Bu arada telkin ve e\u011fitimle s\u00fcrd\u00fcr\u00fclen baz\u0131 inan\u00e7 ve al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131n bo\u015f ve temelsiz oldu\u011fu ortaya konulmu\u015fsa, bunun insanl\u0131\u011f\u0131n zarar\u0131na de\u011fil yarar\u0131na oldu\u011funu kabul etmek gerekir. Bilim y\u00fczy\u0131llar\u0131n s\u0131nav\u0131ndan ge\u00e7mi\u015f de\u011ferleri yads\u0131ma yoluna gitmemi\u015f, sadece de\u011fer san\u0131lan baz\u0131 hurafeleri reddetmi\u015ftir. Bilimin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 b\u00fcy\u00fck teknik olanaklar, insanl\u0131\u011f\u0131n refah\u0131 ve mutlulu\u011fu i\u00e7in oldu\u011fu kadar insanlar\u0131n birbirini ve do\u011fan\u0131n g\u00fczelliklerini yok etme yolunda da\u00a0\u00a0 kullan\u0131labilir.\u00a0\u00a0\u00a0 Ama insanlar, kendiliklerinden iyi ne de k\u00f6t\u00fc olan teknik olanaklar\u0131 k\u00f6t\u00fc ama\u00e7lar i\u00e7in kullan\u0131rlarsa bundan bilim de\u011fil insanlar\u0131 sorumlu tutmak gerekmez mi? Russell\u2019\u0131n dedi\u011fi gibi,<\/p>\n<blockquote><p><em>\u2026 bilgelik (hikmet)\u2019le birle\u015fmeyen kudret tehlikelidir ve \u00e7a\u011f\u0131m\u0131z i\u00e7in gerekli olan \u015fey de bilgeden \u00e7ok bilgeliktir. Bilgelikle birle\u015firse bilimin sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 kudret t\u00fcm insanl\u0131\u011fa b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde refah ve mutluluk getirebilir; tek ba\u015f\u0131na yaln\u0131z y\u0131k\u0131nt\u0131ya yol a\u00e7abilir<a href=\"#_ftn1\" name=\"_ftnref1\">[1]<\/a>.<\/em><\/p><\/blockquote>\n<p>Bilime y\u00f6netilen ele\u015ftiri ve su\u00e7lamalar\u0131n \u00e7o\u011funlukla yanl\u0131\u015f anlama ve yorumlara dayand\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenebilir. Ama \u00f6zellikle son zamanlarda y\u00fckselen baz\u0131 seslerde y\u0131k\u0131c\u0131 ve d\u00fc\u015fmanca bir e\u011filimin bask\u0131n hale geldi\u011fi g\u00f6zden ka\u00e7mamaktad\u0131r. Bilimi g\u00f6zden d\u00fc\u015f\u00fcrme, dahas\u0131 b\u00fcsb\u00fct\u00fcn y\u0131kma amac\u0131na y\u00f6nelik bu yeni tepki yar\u0131 felsefi yar\u0131 edebi bir karakter ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Tepkiyi g\u00f6sterenler de, herkes gibi, bilimin insan ya\u015fam\u0131na getirdi\u011fi refah olanaklar\u0131n\u0131 kabul etmektedirler. Ancak bu kolayl\u0131klar\u0131 sa\u011flayan teknolojik s\u00fcre\u00e7lerin gerisindeki d\u00fc\u015f\u00fcnme bi\u00e7imini k\u00fc\u00e7\u00fcmsemekte, onda entelekt\u00fcel bir de\u011fer g\u00f6rmemektedirler. O kadar ki, onlar\u0131n g\u00f6z\u00fcnde \u00abbilim adam\u0131\u00bb dedi\u011fimiz teknisyenler veya uzmanlar, eski \u00e7a\u011flarda kaba i\u015fleri g\u00f6ren k\u00f6lelerden pek farkl\u0131 de\u011fildir. Bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcnmenin kendisi bile mekanik niteliktedir. Bacon, bir yerde, \u201cHayvanlar yarat\u0131l\u0131\u015flar\u0131 gere\u011fi pek \u00e7ok bulu\u015flar ortaya koymu\u015flard\u0131r; oysa insanlar tart\u0131\u015fma ve ak\u0131l y\u00fcr\u00fctme yolundan ya hi\u00e7, ya da pek az bulu\u015fta bulunmu\u015flard\u0131r\u201d diye yazm\u0131\u015f. Bu c\u00fcmleyi tepkilerine basamak yapanlar, daha da ileri giderek bilim adamlar\u0131n\u0131 \u00abbarbar\u00bb \u00a0diye nitelemi\u015flerdir. Jose Ortega\u00a0 y Gasset\u2019in <em>Y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n \u0130syan\u0131<\/em> adl\u0131 kitab\u0131ndan al\u0131nan a\u015fa\u011f\u0131daki par\u00e7alar su\u00e7laman\u0131n nereye kadar gitti\u011fini g\u00f6stermesi bak\u0131m\u0131ndan \u00fczerinde durulmaya de\u011fer:<\/p>\n<blockquote><p><em>Herhangi bir bilim adam\u0131 y\u0131\u011f\u0131n-adam\u0131n\u0131n tam bir prototipidir. Onun bu \u00f6zelli\u011fi ne rastlant\u0131, ne de bireysel yetersizlik gibi bir nedenle a\u00e7\u0131klanabilir; onu bir y\u0131\u011f\u0131n-adam\u0131, bir ilkel yarat\u0131k veya modern bir barbar yapan \u015fey\u00a0 d\u00fcped\u00fcz bilimin kendisidir. Deneysel bilim ilerlemesini \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 derecede s\u0131radan, hatta s\u0131radan olan\u0131n da alt\u0131nda olan kimselerin \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131na bor\u00e7ludur. Demek oluyor ki, modern bilim hi\u00e7bir \u00f6zelli\u011fi olmayan s\u0131radan insanlar\u0131n \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131, ba\u015far\u0131l\u0131 sonu\u00e7lar elde edebildikleri bir aland\u0131r. Bunun nedenini,\u00a0 yeni bilimin\u00a0 ve temsil\u00a0 etti\u011fi uygarl\u0131\u011f\u0131n hem b\u00fcy\u00fck avantaj\u0131 hem de \u00e7ok ciddi tehlikesi olan makinele\u015fmede aramak gerekir. Fizik veya biyolojideki \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n olduk\u00e7a \u00f6nemli bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc herkesin, ya\u00a0 da hemen hemen herkesin, becerebilece\u011fi mekanik t\u00fcrden\u00a0 i\u015fler kapsamaktad\u0131r\u2026. Bu\u00a0 i\u015fler\u00a0\u00a0 t\u0131pk\u0131 bir\u00a0 makine\u00a0\u00a0 i\u015fletilir gibi yap\u0131l\u0131r,\u00a0 hatta g\u00f6z kama\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 bir\u00e7ok sonuca, bu\u00a0 sonu\u00e7lar\u0131n\u00a0 anlam\u00a0 ve\u00a0 temelleri \u00fczerinde\u00a0 hi\u00e7bir\u00a0 belirgin\u00a0 kavrama sahip olmaks\u0131z\u0131n da ula\u015f\u0131labilir. Belli bir alan\u0131n uzman\u0131na entelekt\u00fcel diyemeyiz\u00a0 \u00e7\u00fcnk\u00fc o\u00a0 kendi\u00a0 dar\u00a0 alan\u0131na\u00a0 girmeyen\u00a0 hi\u00e7bir\u00a0 \u015feyi \u00a0bilmez. \u00d6te yandan ona \u201ccahil\u201d de demek g\u00fc\u00e7t\u00fcr ; \u00e7\u00fcnk\u00fc o bir \u00a0\u201c bilim adam\u0131d\u0131r, evrenin son derece k\u00fc\u00e7\u00fck bir par\u00e7as\u0131n\u0131 iyi bilir. Ona belki \u201cbilen cahil\u201d demek en yak\u0131\u015fan\u0131d\u0131r. \u201dBilim adam\u0131\u201d dedi\u011fimiz kimselerin politika,\u00a0 sanat,\u00a0 din gibi konularda ve ya\u015fam\u0131n t\u00fcm\u00a0 genel sorunlar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda\u00a0 ne kadar\u00a0 zavall\u0131\u00a0\u00a0 kald\u0131klar\u0131n\u0131\u00a0 isteyen herkes g\u00f6zleyebilir<\/em><a href=\"#_ftn2\" name=\"_ftnref2\">[2]<\/a>.<\/p><\/blockquote>\n<p>Ortega y Gasset\u2019in g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc payla\u015fan ba\u015fka yazarlar da vard\u0131r. Bunlardan W.Macneile Dixon kendi deyi\u015fi ile bilimin insan-d\u0131\u015f\u0131 niteli\u011fine de\u011finmekte ve \u201cBilim insana ili\u015fkin her \u015feyin g\u00f6zden uzak tutuldu\u011fu bir d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131d\u0131r,\u201d demektedir. Ona g\u00f6re, \u201cBilimin temelinde, insandan uzakla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde ger\u00e7e\u011fe yakla\u015f\u0131laca\u011f\u0131; bizim i\u00e7in ger\u00e7ekten \u00f6nemli olandan, en derin ilgi ve sempatilerimizden bilimin ta\u015f kalpli evrenine y\u00f6neldi\u011fimiz \u00f6l\u00e7\u00fcde, \u00abdo\u011fru\u00bbya ula\u015fabilece\u011fimiz varsay\u0131m\u0131 yatmaktad\u0131r.\u201d Kenneth E.Boulding adl\u0131 ba\u015fka bir yazar bilime kar\u015f\u0131 d\u00fcnya \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde yayg\u0131n g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc tepkiyi bir c\u00fcmlede \u015f\u00f6yle \u00f6zetlemektedir:<\/p>\n<blockquote><p><em>Bilimi, yan\u0131tland\u0131r\u0131lmas\u0131 g\u00fc\u00e7 \u00f6nemli sorular yerine, yan\u0131tland\u0131r\u0131lmas\u0131\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 kolay \u00f6nemsiz\u00a0\u00a0 sorular\u0131 koyan bir u\u011fra\u015f olarak tan\u0131mlayabiliriz<\/em><a href=\"#_ftn3\" name=\"_ftnref3\">[3]<\/a>.<\/p><\/blockquote>\n<p>Y\u00fczy\u0131l\u0131m\u0131z\u0131n ba\u015flar\u0131nda, \u00f6zelikle matematik ve fizikte ba\u015f g\u00f6steren krizin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131k ortam\u0131nda, \u00abbilimin iflas\u0131\u00bb g\u00fcnl\u00fck konu\u015fma konusu olmu\u015ftur. Bergson\u2019un geni\u015f \u00e7evrelerde moda halinde gelen irrasyonel felsefesi Spengler ve Pareto gibi yazarlar\u0131n \u00abk\u00fclt\u00fcrel fatalizim\u00bbi bu d\u00f6nemde boy veren \u00fcr\u00fcnleridir. Bergson, bilimsel y\u00f6ntemin yaln\u0131z fiziko-kimya alan\u0131na giren olgular\u0131 incelemede etkin ve ge\u00e7erli olabilece\u011finden bahsetmekte, g\u00f6r\u00fcnt\u00fclerin gerisindeki as\u0131l ger\u00e7e\u011fin, \u00abentelekt\u00fcel sempati\u00bb dedi\u011fi bir t\u00fcr sezgi ile ancak kavranabilece\u011fini ileri s\u00fcrmekteydi.\u00a0 Spengler ise t\u00fcm bat\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131 ile birlikte bilimin de son a\u015famas\u0131na eri\u015fti\u011fi, \u00abal\u0131n yaz\u0131s\u0131\u00bb sayd\u0131\u011f\u0131 \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fcden kurtulamayaca\u011f\u0131n\u0131 iddia ediyordu. Ona g\u00f6re ne bilim, ne de, matematik evrensel nitelikte de\u011fildir; bat\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131 da her uygarl\u0131k gibi kendisini niteleyen de\u011ferler dizgesi, bu arada bilim ve matematik, ile birlikte \u00e7\u00f6kmeye mahkumdur.<\/p>\n<p>Bu t\u00fcr temelde fatalist ve karamsar olan g\u00f6r\u00fc\u015fler, bilimden bekledi\u011fini bulamaman\u0131n hayal k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7ine d\u00fc\u015fen ku\u015faklar i\u00e7in hi\u00e7 de\u011filse bir s\u00fcre \u00e7ekici olmu\u015ftur. Ger\u00e7ekten umulan sonu\u00e7 elde edilememi\u015ftir:\u00a0 Bilim insana kendi ya\u015fam\u0131n\u0131n, evrendeki varl\u0131k maceras\u0131n\u0131n s\u0131rlar\u0131n\u0131 \u00f6\u011frenme olana\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flamam\u0131\u015ft\u0131r, sa\u011flayaca\u011f\u0131 da yoktur. Hayal k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131 g\u00fcvensizli\u011fe d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f, insanlar dinsel metafizik veya ideolojik t\u00fcrden bilim d\u0131\u015f\u0131 \u00f6\u011fretilere d\u00f6nm\u00fc\u015flerdi. Bilimden bu uzakla\u015fma Ortega y Gasset\u2019de oldu\u011fu gibi yer yer bilime kar\u015f\u0131 aktif bir d\u00fc\u015fmanl\u0131k veya sald\u0131r\u0131 bi\u00e7imi de alm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<h2><a name=\"_Toc384737809\"><\/a>Bilim Adamlar\u0131n\u0131n Sorumlulu\u011fu<\/h2>\n<p>Bilime y\u00f6neltilen sald\u0131r\u0131 ve su\u00e7lamalar kar\u015f\u0131s\u0131nda bilim adamlar\u0131 \u00e7o\u011funluk ya kay\u0131ts\u0131z kalmakta, umursamaz bir tav\u0131r tak\u0131nmakta, ya da su\u00e7layanlar\u0131 ve bu arada kamuyu,\u00a0 bilimin entelekt\u00fcel g\u00fczelli\u011fini, moral ve insalc\u0131l\u00a0 \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc anlamak i\u00e7in gerekli e\u011fitimden, belki de gerekli yetenekten\u00a0 yoksun sayarak kendilerini savunmaktad\u0131rlar. Ku\u015fkusuz, bunda bir ger\u00e7ek pay\u0131 yok de\u011fildir.\u00a0 Ne var ki,\u00a0 bu t\u00fcr\u00a0 savunma bile bilime kar\u015f\u0131 tepkinin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131nda ve b\u00fcy\u00fcmesinde bilim adamlar\u0131n\u0131n hi\u00e7 de\u011filse bir \u00f6l\u00e7\u00fcde sorumlu tutulabilece\u011fini g\u00f6stermektedir. Her \u015feyden \u00f6nce bilim adamlar\u0131n\u0131n, bilimi halka indirme, halk i\u00e7in anlaml\u0131 k\u0131lma yolunda \u00f6zel bir \u00e7aba g\u00f6sterdikleri s\u00f6ylenemez. \u0130\u00e7lerinden bir \u00e7o\u011funun, \u00fcstelik, kulland\u0131klar\u0131 ara\u00e7\u00a0 ve\u00a0 teknikler kar\u015f\u0131s\u0131nda insanlar\u0131n hayret\u00a0 ve \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131k\u00a0 g\u00f6stermelerini kendileri i\u00e7in\u00a0 bir\u00a0 \u00fcst\u00fcnl\u00fck, bir \u00f6v\u00fcnme ve gurur f\u0131rsat\u0131 sayma e\u011filiminde oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz. Bilimi, bir \u00e7e\u015fit insan \u00fcst\u00fc bir zeka, bir deha i\u015fi gibi g\u00f6sterip, k\u00fc\u00e7\u00fck bir \u00abse\u00e7kin\u00bbler grubunun tekelinde tutma e\u011filimi bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcnmenin evrensel ve insanc\u0131l niteli\u011fine ayk\u0131r\u0131 olduktan ba\u015fka, bilime kar\u015f\u0131 geli\u015fen tepkinin de \u00f6nemli\u00a0 bir nedeni olmu\u015ftur. Bilim adamlar\u0131\u00a0 elde ettikleri\u00a0 sonu\u00e7lar\u0131 ve bu\u00a0 sonu\u00e7lara ula\u015fmada kulland\u0131klar\u0131 y\u00f6ntemi yaln\u0131z kendilerinin anlayaca\u011f\u0131 dil ve bi\u00e7imde ortaya koymakla yetinmemeliler, bunlar\u0131, ayn\u0131 zamanda \u00a0genel ilgiye hitap edecek bi\u00e7imde, bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcnmenin yarat\u0131c\u0131 ve entelekt\u00fcel niteliklerini \u00f6zellikle belirterek sunma yoluna da gitmelidirler.<\/p>\n<p>Bilimin yanl\u0131\u015f\u00a0 anla\u015f\u0131lmas\u0131nda bilim\u00a0 adamlar\u0131n\u0131n bir ba\u015fka tutumunun daha rol oynad\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenebilir. Bilim adamlar\u0131n\u0131n pek \u00e7o\u011fu s\u00fcrd\u00fcrd\u00fckleri temel ve teorik \u00a0ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n\u0131 kamu g\u00f6z\u00fcnde hakl\u0131 g\u00f6stermek i\u00e7in er ge\u00e7 elde edilecek pratik faydalara i\u015faret etmeyi gerekli saymakta, ancak ortaya \u00e7\u0131kacak bilgi ve anlay\u0131\u015f\u0131n as\u0131l kendi i\u00e7indeki de\u011feri \u00fczerinde durmamaktad\u0131r. Oysa felsefe gibi bilimin de k\u00f6keninde evreni anlama ve bilme merak\u0131, insano\u011flunun olup bitenleri a\u00e7\u0131klama ihtiyac\u0131 yatmaktad\u0131r. Socrates t\u00fcm ya\u015fam\u0131n\u0131, bilmek ve \u201cdo\u011fru\u201dya ula\u015fmak \u00e7abas\u0131 i\u00e7inde ge\u00e7mi\u015ftir. Aristoteles \u00fcnl\u00fc Metafizik adl\u0131 yap\u0131t\u0131na \u015fu c\u00fcmle ile ba\u015flar: \u201cB\u00fct\u00fcn insanlar yarat\u0131l\u0131\u015flar\u0131 gere\u011fi \u00f6\u011frenmek isterler.\u201d Oklid\u2019den geometri dersi almaya ba\u015flayan biri, ilk teoremin ispat\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fckten sonra, \u201c\u0130yi ama bu \u015feyleri \u00f6\u011frenmek bana ne kazand\u0131r\u0131r,\u201d diye sorunca, \u00d6klid k\u00f6lesini \u00e7a\u011f\u0131rarak \u201cBuna \u00fc\u00e7 kuru\u015f ver, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00f6\u011frendiklerinin kendisine kazan\u00e7 sa\u011flamas\u0131n\u0131 istiyor,\u201d der. Bilimin teknolojik uygulamas\u0131ndan \u00e7ok \u00f6nceleri Batlamyus bilgi a\u015fk\u0131n\u0131 etkileyici bir dille ortaya koymu\u015ftu:\u201d\u00d6l\u00fcml\u00fc oldu\u011fumu, bir g\u00fcnl\u00fck bir yarat\u0131k oldu\u011fumu biliyorum: ne var ki y\u0131ld\u0131zlar\u0131n karmakar\u0131\u015f\u0131k d\u00f6nen helezonlar\u0131n\u0131 incelemeye koyulunca ayaklar\u0131m yerden kesilir, Zeus\u2019un kat\u0131nda tanr\u0131lar\u0131n yiyece\u011fi \u201cambrosia\u201d dan bol, bol nasibimi al\u0131r\u0131m.\u201d Kepler gezegenlerin hareketleri ile ilgili ilk bulu\u015funu yapt\u0131ktan sonra ayn\u0131 tutkuyla \u015f\u00f6yle diyordu: \u201cOn sekiz ay \u00f6nce tanyeri a\u011farm\u0131\u015ft\u0131 benim i\u00e7in; \u00fc\u00e7 ay \u00f6nce g\u00fcn do\u011fdu; birka\u00e7 g\u00fcn \u00f6nce de g\u00f6z kama\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 parlakl\u0131\u011f\u0131 ve t\u00fcm y\u00fcceli\u011fi ile g\u00fcne\u015f!\u201d<\/p>\n<p>Eski Yunanl\u0131lardan beri s\u00fcr\u00fcp gelen bu kat\u0131ks\u0131z bilgi tutkusu, Kepler\u2019den g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar, daha bir\u00e7ok se\u00e7kin bilim adam\u0131nda kendini g\u00f6stermi\u015ftir. Ne var ki, Francis Bacon\u2019dan bu yana bilimin evreni anlama amac\u0131 yan\u0131 s\u0131ra insano\u011flunun do\u011fa g\u00fc\u00e7leri \u00fczerindeki egemenli\u011fini kurma amac\u0131n\u0131n da giderek artan \u00f6l\u00e7\u00fclerde \u00f6nem kazand\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. \u00d6zellikle end\u00fcstri devrimi ile birlikte bilimden beklenen pratik sonu\u00e7lar \u00f6n plana ge\u00e7mi\u015f, bilim adamlar\u0131n\u0131n meslek anlay\u0131\u015flar\u0131nda g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcl\u00fcr bir de\u011fi\u015fiklik olmu\u015ftur. Ku\u015fkusuz, her d\u00f6nemde t\u00fcm insanlar gibi bilim adamlar\u0131n\u0131n da g\u00f6r\u00fc\u015f ve davran\u0131\u015flar\u0131 toplumsal ko\u015fullar\u0131n etkisinde bi\u00e7imlenmektedir. Bu nedenle eski ve orta \u00e7a\u011flardaki bilimsel \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n pratik kayg\u0131lardan t\u00fcm\u00fcyle uzak oldu\u011funu s\u00f6ylemek g\u00fc\u00e7t\u00fcr. \u015eu kadar ki, end\u00fcstri devrimine gelinceye kadar teorik bilgilerdeki geni\u015f ilerlemelere kar\u015f\u0131l\u0131k, elde edilen pratik yararlar\u0131n c\u0131l\u0131zl\u0131\u011f\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde tutulursa, bu d\u00f6nemlerde bilgiden kendi d\u0131\u015f\u0131nda yarar beklemenin bilim adamlar\u0131 i\u00e7in pek de \u00f6nemli olmad\u0131\u011f\u0131 sonucunu \u00e7\u0131karabiliriz. End\u00fcstri devrimine yol a\u00e7an ko\u015fullar aras\u0131nda bilim adamlar\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015flerindeki de\u011fi\u015fikli\u011fin \u00f6nemli bir yer tuttu\u011fu s\u00f6z g\u00f6t\u00fcrmez elbette. Ne var ki, bu de\u011fi\u015fiklik kendini en keskin bir bi\u00e7imde 19\u2019uncu y\u00fczy\u0131lda g\u00f6stermi\u015ftir. Bunun \u00e7ok canl\u0131 bir \u00f6rne\u011fini o d\u00f6nemin tan\u0131nm\u0131\u015f fizik bilgimi Lord Kelvin (William Thompson)\u2019de g\u00f6r\u00fcyoruz.<\/p>\n<p>Kelvin bilim kariyerinin ilk d\u00f6neminde son derece ba\u015far\u0131l\u0131 bir teorik ara\u015ft\u0131rmac\u0131 idi. Daha otuz \u00fc\u00e7 ya\u015f\u0131na gelmeden, termo-dinami\u011fin temelini kuran, \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n elektro-manyetik teorisi i\u00e7in Maxwell\u2019e gerekli matematiksel ipu\u00e7lar\u0131n\u0131 sa\u011flayan ve Hertz\u2019in radyo dalgalar\u0131n\u0131 bulmas\u0131na yola\u00e7an bilimsel yay\u0131nlarda bulunmu\u015ftu. Ama bu \u00e7ok \u00f6nemli teorik \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrece\u011fine, Kelvin ilgisini teknik geli\u015fmelere y\u00f6neltti ve b\u00fcy\u00fck bilginler aras\u0131nda end\u00fcstriyel ara\u015ft\u0131rma amac\u0131 ile ilk laboratuar\u0131 kurdu. Kelvin\u2019de meydana gelen bu de\u011fi\u015fikli\u011fin 19\u2019uncu y\u00fczy\u0131l\u0131n belki de en belirgin \u00f6zelli\u011fini simgeledi\u011fini s\u00f6yleyebiliriz<a href=\"#_ftn4\" name=\"_ftnref4\">[4]<\/a>.<\/p>\n<p>Faraday ve Pasteur gibi b\u00fcy\u00fck bilim adamlar\u0131n\u0131n tutumlar\u0131nda da ilgin\u00e7 y\u00f6nler g\u00f6ze \u00e7arpmaktad\u0131r. Hi\u00e7bir maddi kazan\u00e7 amac\u0131 g\u00fctmeksizin t\u00fcm ya\u015fam\u0131n\u0131 deneysel bilime veren Faraday\u2019\u0131n bilimin teorik sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 de\u011fil, tam tersine, pratik sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 \u00f6nemsemi\u015f olmas\u0131 garip de g\u00f6r\u00fcnse bir ger\u00e7ektir. Elektro-manyetik ind\u00fcksiyonu ile ilgili bulu\u015funun \u00f6nemini Faraday, end\u00fcstride uygulamas\u0131na ge\u00e7ince devlet i\u00e7in yeni bir vergi kayna\u011f\u0131 sa\u011flayabilece\u011fine ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131. Faraday\u2019\u0131n kendi kat\u0131ks\u0131z bilim tutkusunun \u00f6nemini g\u00f6rmezlikten gelip bilimin pratik sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 belirtme yoluna gitmesi ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemin karakterini g\u00f6stermesi bak\u0131m\u0131ndan ilgin\u00e7tir.<\/p>\n<p>Pasteur\u2019a gelince, onun da Kelvin\u2019e benzer bir geli\u015fimi olmu\u015ftur. Pasteur pratik sonu\u00e7lara y\u00f6nelik \u00e7al\u0131\u015fmalara d\u00f6nmeden \u00f6nce teorik \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ile tan\u0131nm\u0131\u015f bir bilgindi. Onun 1847-1857 y\u0131llar\u0131nda \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 konular\u0131n (molek\u00fcler str\u00fckt\u00fcr\u00fcn optik aktivite ile ili\u015fkisi, canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n k\u00f6keni \u00fczerinde stereoismerizm\u2019in etkisi, gibi) pratik hi\u00e7bir \u00f6nemi s\u00f6z konusu de\u011fildi. Ne var ki, zamanla Pasteur de \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n etkisinden kurtulamad\u0131; teorik \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131, yerini, fermantasyon, mikrobik hastal\u0131klar\u0131n olu\u015fumu gibi do\u011frudan pratik nitelikte \u00e7al\u0131\u015fmalara b\u0131rakt\u0131, o kadar ki, Pasteur\u2019\u00fcn, bilimin evreni anlama amac\u0131n\u0131 bir yana iterek a\u00e7\u0131k\u00e7a sa\u011flayaca\u011f\u0131 ekonomik yarar \u00fczerinde \u0131srarla durdu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz. \u0130nsano\u011flunun do\u011fa \u00fczerindeki egemenli\u011fini\u00a0 art\u0131rmay\u0131, toplumun ya\u015fam ko\u015fullar\u0131n\u0131 d\u00fczeltmeyi bulu\u015flar\u0131n\u0131n biricik \u00f6nemi olarak g\u00f6steriyor ve \u015f\u00f6yle diyordu: \u201dYa\u015fam\u0131n\u0131 bilime adam\u0131\u015f bir ki\u015fiye hi\u00e7bir \u015fey giderek artan bulu\u015flar\u0131ndan daha fazla mutluluk veremez; ancak bu bulu\u015flar pratik uygulamalara kondu\u011funda onun mutluluk kadehi b\u00fcsb\u00fct\u00fcn dolmu\u015f olur.\u201d<a href=\"#_ftn5\" name=\"_ftnref5\">[5]<\/a>. Bununla beraber Pasteur kristaller ve canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n k\u00f6keni \u00fczerindeki teorik \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcremedi\u011finden duydu\u011fu \u00fcz\u00fcnt\u00fcy\u00fc gizleyememi\u015f, hatta zaman zaman birtak\u0131m rastlant\u0131lar\u0131n etkisi alt\u0131nda pratik sonu\u00e7lu \u00e7al\u0131\u015fmalara giri\u015fti\u011fini a\u00e7\u0131klamaktan geri kalmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fczde de bir\u00e7ok se\u00e7kin bilim adam\u0131, ya Pasteur ve Faraday gibi, \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n pratik sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 belirterek hakl\u0131 g\u00f6sterme \u00e7abas\u0131na d\u00fc\u015fmekte, ya da bu \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n kendilerine sa\u011flayaca\u011f\u0131 sosyal prestij ve \u015f\u00f6hret arkas\u0131na d\u00fc\u015fmektedirler. Max Planck\u2019\u0131n dedi\u011fi gibi, \u201cBilim adam\u0131n\u0131 mutlu yapan \u015fey gerce\u011fi bulmu\u015f olmak de\u011fil, belki ger\u00e7e\u011fi araman\u0131n kendisine sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 ba\u015far\u0131d\u0131r.\u201d Hi\u00e7 \u015f\u00fcphe yok ki, end\u00fcstri devriminden g\u00fcn\u00fcn\u00fcze kadar bilim adam\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f ve tutumunda g\u00f6zlenen bu olu\u015fum, bilime kar\u015f\u0131 gederek b\u00fcy\u00fcyen tepkinin etkinli\u011fini art\u0131rma y\u00f6n\u00fcnde \u00f6nemli rol oynam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<h2>\u00a0<a name=\"_Toc384737810\"><\/a>Bilim ve H\u00fcmanizm<\/h2>\n<p>Bilim adam\u0131n\u0131 pratik sonu\u00e7lara y\u00f6nelik, faydac\u0131, do\u011fan\u0131n ve sanat\u0131n g\u00fczelliklerine kapal\u0131, \u00fcstelik dar kafal\u0131 olmakla su\u00e7lama, g\u00f6r\u00fcn\u00fcrde baz\u0131 hakl\u0131 nedenlere dayal\u0131 olsa bile, temelde haks\u0131zd\u0131r: Birtak\u0131m duygusal ve y\u00fczeyde kalan iddialardan ileri ge\u00e7memektedir.<\/p>\n<p>A\u015f\u0131r\u0131 ve dar uzmanla\u015fman\u0131n bilim adam\u0131n\u0131 bir teknisyene d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc, bilime de belki tehlikeli bir nitelik kazand\u0131rd\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenebilir. Ger\u00e7ekten kendi s\u0131n\u0131rl\u0131 ara\u015ft\u0131rma konusu ile uygarl\u0131\u011f\u0131n temel\u00a0 sorunlar\u0131 aras\u0131nda ili\u015fki aramayan, bulu\u015flar\u0131n\u0131n geni\u015f sosyal ve\u00a0 k\u00fclt\u00fcrel sonu\u00e7lar\u0131na\u00a0 kay\u0131ts\u0131z kalan\u00a0\u00a0 bir bilim adam\u0131na, bulu\u015flar\u0131 insan ya\u015fam\u0131 i\u00e7in ne denli yararl\u0131 olursa olsun, h\u00fcmanist a\u00e7\u0131dan yar\u0131 \u201cbarbar\u201d g\u00f6z\u00fcyle bak\u0131labilir. Ne var ki, end\u00fcstri toplumunun bir gere\u011fi ve \u00f6zelli\u011fi olan dar uzmanla\u015fmay\u0131 bilimi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir sonucu imi\u015f gibi g\u00f6rmek yanl\u0131\u015ft\u0131r. Ku\u015fkusuz bilimsel ilerleme uzmanla\u015fmaya yak\u0131ndan ba\u011fl\u0131d\u0131r. Ama dar bir alanda derinle\u015fme demek olan uzmanla\u015fman\u0131n kendili\u011finden bir de\u011fer olmad\u0131\u011f\u0131, geni\u015f k\u00fclt\u00fcr ili\u015fkileri i\u00e7inde ancak bir an-lam ta\u015f\u0131yabilece\u011fi de g\u00f6zden ka\u00e7mamal\u0131d\u0131r Bu noktaya i\u015faret eden \u00e7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n \u00fcnl\u00fc fizik bilginlerinden Erwin Schr\u00f6ndinger bilim adamlar\u0131na \u015f\u00f6yle seslenmektedir:<\/p>\n<blockquote><p><em>\u00dczerinde \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131z konunun, insan ya\u015fam\u0131n\u0131n trajik \u2013 komedi olan b\u00fcy\u00fck \u2018performans\u2019\u0131 ile ili\u015fkisini hi\u00e7bir zaman g\u00f6zden ka\u00e7\u0131rmay\u0131n\u0131z; pratik ya\u015famdan \u00e7ok as\u0131l ya\u015famla; ya\u015fam\u0131n \u00e7ok daha \u00f6nemli olan ideal ko\u015fullar\u0131 ile ili\u015fkinizi s\u00fcrd\u00fcr\u00fcn\u00fcz ve ya\u015fam\u0131n sizinle temas\u0131n\u0131 koruyunuz. E\u011fer uzun s\u00fcrede herkese ne yapmakta oldu\u011funuzu anlatamazsan\u0131z, yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131n hi\u00e7bir de\u011feri olmayacakt\u0131r\u201d<a href=\"#_ftn6\" name=\"_ftnref6\">[6]<\/a><\/em>.<\/p><\/blockquote>\n<p><em>\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 <\/em>Ne yaz\u0131k ki, bilimin, k\u00fclt\u00fcr\u00fcn di\u011fer kollar\u0131 ile ili\u015fki kurmas\u0131 s\u00f6yle dursun, kendi i\u00e7inde bile ili\u015fkileri g\u00fc\u00e7le\u015fen birtak\u0131m b\u00f6l\u00fcnmelere u\u011frad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmekteyiz. Bu gidi\u015f, C.P. Snow\u2019\u0131n dedi\u011fi gibi \u00abiki k\u00fclt\u00fcr\u00bb de\u011fil, belki \u00ab\u00e7ok k\u00fclt\u00fcr\u00bb sorununa yol a\u00e7maktad\u0131r. Bilim kendi i\u00e7indeki b\u00f6l\u00fcnmeleri bir g\u00fcn daha geni\u015f bir \u00e7er\u00e7evede b\u00fct\u00fcnle\u015fmeye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrse bile (ki bu olu\u015fum i\u00e7in ortada hen\u00fcz bir belirti yoktur), h\u00fcmanist gelenekle kopmu\u015f ba\u011flar\u0131n\u0131 nas\u0131l kurabilecektir? Birbirinden uzak, birbirinin diline, d\u00fc\u015f\u00fcnme ve duyma bi\u00e7imlerine yabanc\u0131 iki entelekt\u00fcel grup: Bir yanda kayna\u011f\u0131 Homer, Platon, Virgil, Dante, Shakespeare\u2019e dayanan geleneksel k\u00fclt\u00fcr\u00fcn temsilcisi, di\u011fer yanda bu gelenek d\u0131\u015f\u0131nda nesnel ve soyuk bir nitelik ta\u015f\u0131yan bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcnme temsilcileri. \u0130ki kamp aras\u0131ndaki ayr\u0131l\u0131k, pek \u00e7ok kimsenin sand\u0131\u011f\u0131 kadar derin ve k\u00f6kl\u00fc m\u00fcd\u00fcr, acaba? Yoksa g\u00f6ze \u00e7arpan ayr\u0131l\u0131k sadece y\u00fczeyde olup, temelde iki d\u00fc\u015f\u00fcnme t\u00fcr\u00fcn\u00fc birle\u015ftiren birtak\u0131m ortak nitelikleri ay\u0131rt etmeye olanak var m\u0131d\u0131r?<\/p>\n<p>\u0130ki d\u00fc\u015f\u00fcnme t\u00fcr\u00fcn\u00fcn bar\u0131\u015fmaz ve ba\u011fda\u015fmaz oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc savunanlar, bilimin sanat\u0131 k\u0131s\u0131tlad\u0131\u011f\u0131 hatta b\u00fcsb\u00fct\u00fcn yok etme yolunda oldu\u011fu inanc\u0131ndad\u0131rlar. Bunlara g\u00f6re, sanat ve edebiyat\u0131n alt\u0131n \u00e7a\u011flar\u0131 bilim \u00f6ncesi d\u00f6nemlerdedir; bilimin ilerlemesi, sanat ve edebiyat\u0131n gerilemesi demek olmu\u015ftur. Bu iddian\u0131n \u00e7\u00fcr\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcne de\u011finen Bronowski\u2019ye kulak verelim:<\/p>\n<blockquote><p><em>Bu tez tarihsel ger\u00e7eklere o kadar ayk\u0131r\u0131 d\u00fc\u015fmektedir ki, tart\u0131\u015fmas\u0131 bile bana g\u00fc\u00e7 gelmektedir. K\u00fcstah mekani\u011fin solu\u011fu ile kirlenmemi\u015f sanat\u0131n alt\u0131n ca\u011f\u0131 denen bu \u015fey nedir? Nerde vard\u0131 b\u00f6yle bir \u00e7a\u011f? Do\u011fuda m\u0131? Eski M\u0131s\u0131r, Hint ve Arap uygarl\u0131klar\u0131 bunu yalanlamaktad\u0131r. Bat\u0131da iyi bilinen tek do\u011fulu \u015fair, \u00d6mer Hayyam, \u0130ranl\u0131 bir astronomi bilginiydi. Peki Bat\u0131da m\u0131? Bat\u0131n\u0131n k\u00fclt\u00fcr\u00fc eski Yunan\u2019da ba\u015flar; eski Yunan\u2019\u0131n en parlak d\u00f6neminde ise sanat ve bilim hi\u00e7bir \u00e7a\u011fda g\u00f6r\u00fclmedi\u011fi il\u00e7\u00fcde kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkile\u015fim i\u00e7indeydi. Pythagoras, Asil Yunan dram\u0131n\u0131 yaratmadan \u00f6nce ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131. Socrates, bu dram en y\u00fcce noktada iken felsefesini yap\u0131yordu. Socrates i\u00e7in ne diyece\u011fiz: Bilgin mi sanatkar m\u0131? \u0130deal devletinde \u015fairlere yer vermeyen Platon\u2019a gelince, o diyalo\u011flar\u0131n\u0131, Aristofen Yunan dram\u0131n\u0131 g\u00f6merken yaz\u0131yordu. Bu ki\u015filerin sanat alan\u0131nda oldu\u011fu kadar bilimde de verdikleri \u00f6rnek R\u00f6nesans\u2019ta oldu\u011fu gibi bug\u00fcn de, \u00f6rnek tipi ve simgesi Leonardo da Vinci hem ressam ve heykelt\u0131ra\u015ft\u0131 hem de matematik\u00e7i ve m\u00fchendisti, onun kadar hi\u00e7 kimse kendinde insan zekas\u0131n\u0131n birli\u011fini ve evrensel niteli\u011fini simgelememi\u015ftir<a href=\"#_ftn7\" name=\"_ftnref7\">[7]<\/a><\/em>.<\/p><\/blockquote>\n<p>G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, edebiyat\u0131n alt\u0131n \u00e7a\u011f\u0131nda bilim ve sanat el ele, s\u00fcrekli etkile\u015fim i\u00e7inde y\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015ft\u00fcr. Galileo ve Shakespeare ayn\u0131 \u00e7a\u011f\u0131n ki\u015fileriydi: Biri modern bilimin temellerini kurarken, di\u011feri kat\u0131ks\u0131z hayal g\u00fcc\u00fcn\u00fcn en y\u00fcce \u00f6rneklerini yarat\u0131yordu. Ge\u00e7mi\u015fte b\u00f6yleydi, bug\u00fcn de b\u00f6yle olmak gerekir. Bug\u00fcn b\u00f6yle de\u011filse, ba\u015fta gelen nedeni ortak bir dilin yoklu\u011fudur. \u00c7o\u011fumuzun, modern sanat ve edebiyat\u0131n \u00fcr\u00fcnlerini anlamada kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 s\u0131k\u0131nt\u0131n\u0131n kayna\u011f\u0131 ne ise, bilimsel teorileri anlamadaki yetersizli\u011fin kayna\u011f\u0131 da odur. Denebilir ki, her iki g\u00fc\u00e7l\u00fck de k\u00fclt\u00fcr\u00fcm\u00fcz\u00fc t\u00fcm\u00fcyle kapsamaya elveri\u015fli evrensel bir dilin eksikli\u011finden do\u011fmaktad\u0131r<a href=\"#_ftn8\" name=\"_ftnref8\">[8]<\/a>.<\/p>\n<p>Sanat gibi bilim de simgesel imgeleri d\u00fc\u015f\u00fcnmeye dayan\u0131r. Zaten insan\u0131 insan yapan, insan\u0131 hayvandan ay\u0131ran temel nitelik i\u015fte insan kafas\u0131n\u0131n bu hayal kurma g\u00fcc\u00fc ve hayallerini simgelerle belirleyebilme, dile getirme yetene\u011fidir. Sanat ile bilimin ortak k\u00f6keni, alg\u0131 ve ya\u015fant\u0131lar\u0131m\u0131za kar\u015f\u0131l\u0131k olu\u015fturan hayalleri yeni bi\u00e7imlerde d\u00fczenlere ve birle\u015fimlere sokma, sonra uygun bir anlat\u0131m arac\u0131yla ifade etme g\u00fcc\u00fcndedir. \u015eu farkla ki, bilimde hayallerin kar\u015f\u0131l\u0131k olu\u015fturdu\u011fu alg\u0131lar nesnel nitelikte olup bunlar\u0131 ifade i\u00e7in se\u00e7ilen dil genel ve soyut kavramlar\u0131 belirlemeye elveri\u015fli soyut i\u015faretlerden, yani simgelerden kuruludur. Sanatta ise hayallerin kar\u015f\u0131l\u0131k olu\u015fturdu\u011fu alg\u0131lar \u00f6znel nitelikte olup bunlar\u0131 ifade i\u00e7in se\u00e7ilen anlat\u0131m arac\u0131 daha somut ve canl\u0131 kavramlar\u0131 belirlemeye elveri\u015fli s\u00f6zc\u00fck ya da ba\u015fka t\u00fcr simgelerden meydana gelir. Bilim g\u00fcvenilir bilgiye y\u00f6neliktir; bu y\u00fczden simgelerle dile gelen hayallerin olgusal testten ge\u00e7mesi gerekir. Sanatta g\u00f6zlem veya deney sonu\u00e7lar\u0131na ba\u015fvurma gere\u011fi yoktur; sanat hayalleri i\u015flemekle ba\u015flar, onlar\u0131 insan ya\u015fant\u0131s\u0131na kazand\u0131rmakla yetinir. Bilimde olgulara ayk\u0131r\u0131 d\u00fc\u015fen hayaller reddedilir; ger\u00e7ek sanatta insan ya\u015fant\u0131s\u0131na yeni bir anlam getirmeyen, onu bir y\u00f6nden veya bir\u00e7ok y\u00f6nlerden zenginle\u015ftirmeyen hayallere yer verilmez.<\/p>\n<p>Coleridge, aktif hayal g\u00fcc\u00fcn\u00fc, \u201dt\u00fcm insan alg\u0131lamas\u0131n\u0131n ya\u015fayan g\u00fcn\u00fc ve ba\u015fl\u0131ca arac\u0131\u201d diye nitelemi\u015fti. William Blake, \u201c\u015eimdi, ispatlanan her \u015fey, bir zaman sadece hayal edilmi\u015fti\u201d diyerek hayalin bilimdeki \u00f6nemini belirtmek istemi\u015fti. Hi\u00e7 ku\u015fkusuz, en y\u00fcce sanat yap\u0131tlar\u0131n\u0131n da, en g\u00fc\u00e7l\u00fc bilimsel teorilerin de ilk provalar\u0131 hayal d\u00fczeyinde yer alm\u0131\u015ft\u0131r. Yarat\u0131c\u0131 zekan\u0131n sanatta ve bilimde i\u015fleyi\u015fi birdir; sadece i\u015fledi\u011fi malzemeler, dolay\u0131s\u0131yla ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 sonu\u00e7lar de\u011fi\u015fiktir.<\/p>\n<p>O halde, entelekt\u00fcel d\u00fcnyay\u0131 birbirini anlamayan, birbirini k\u00fc\u00e7\u00fcmseyen iki kampa ay\u0131ran \u015fey nerden gelmektedir? Bu sorunun yan\u0131t\u0131n\u0131, bilim ve sanat\u0131n temelde birli\u011fini savunan J.Bronowski\u2019ye b\u0131rak\u0131yoruz:<\/p>\n<blockquote><p><em>\u0130nsanlar kendi \u00f6z i\u015flerini yanl\u0131\u015f anlay\u0131nca, ba\u015fkalar\u0131n\u0131n yapt\u0131klar\u0131n\u0131 do\u011fru anlayamazlar; i\u015fte su nedenledir ki, bilim adamlar\u0131 \u00e7o\u011funlukla sanata kar\u015f\u0131 ilgisiz kalm\u0131\u015flard\u0131r. H\u00fcmanislerle birlikte onlar da, bilimi mekanik ve n\u00f6tr bir \u015fey saymakla yetinmektedirler. Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc de bilimi, pratik sonu\u00e7lu bir uygulama olarak g\u00f6rmekte kendilerini hakl\u0131 sayabilmektedirler. B\u00f6yle sakat bir \u00f6l\u00e7\u00fcte vurunca, anlar i\u00e7in \u015fiir, m\u00fczik, resim en az\u0131ndan ger\u00e7ek d\u0131\u015f\u0131, \u00e7o\u011fu kez de anlams\u0131z kalm\u0131\u015ft\u0131r <\/em><a href=\"#_ftn9\" name=\"_ftnref9\">[9]<\/a>.<\/p><\/blockquote>\n<p><em>\u00a0<\/em><\/p>\n<p><em><strong>Ba\u015fvurular<\/strong><\/em><\/p>\n<p><a href=\"#_ftnref1\" name=\"_ftn1\">[1]<\/a>Bertrand\u00a0 Russell,\u00a0 <a href=\"https:\/\/www.akademikidea.org\/a-kitap\/docs\/bilimsel-metodun-kokeni-ve-niteligi\/\">Bilimsel Metodun K\u00f6keni ve Niteli\u011fi<\/a><\/p>\n<p><a href=\"#_ftnref2\" name=\"_ftn2\">[2]<\/a>Jose Ortega y Gasset, <em>The Revolt of\u00a0 Masses<\/em>, W.W. Norton, New York, 1932, s. 109.<\/p>\n<p><a href=\"#_ftnref3\" name=\"_ftn3\">[3]<\/a>Rene Dublos, <em>The Dreams of Reason<\/em>, s. 149<\/p>\n<p><a href=\"#_ftnref4\" name=\"_ftn4\">[4]<\/a>\u00a0Rene Dublos, <em>The Dreams of Reason<\/em>,\u00a0s.132-133<\/p>\n<p><a href=\"#_ftnref5\">[5]<\/a>Rene Dublos, <em>The Dreams of Reason<\/em>, s. 141<\/p>\n<p><a href=\"#_ftnref6\" name=\"_ftn6\">[6]<\/a>E.Schr\u00f6dinger, <em>Science and Humanism<\/em>. S. 8-9<\/p>\n<p><a href=\"#_ftnref7\" name=\"_ftn7\">[7]<\/a> J.Bronowski, <em>The Common Sense of Science<\/em>, s 7-8<\/p>\n<p><a href=\"#_ftnref8\" name=\"_ftn8\">[8]<\/a> J.Bronowski, <em>The Common Sense of Science<\/em>, s 11<\/p>\n<p><a href=\"#_ftnref9\" name=\"_ftn9\">[9]<\/a> J.Bronowski, <em>Science and Human Values<\/em>, s.14.<\/p>\n<\/header>\n<div class=\"docs-entry-content\"><a href=\"#_ftnref10\" name=\"_ftn9\">[10]<\/a>\u00a0Peter Brian Medawar, <a href=\"https:\/\/www.akademikidea.org\/a-kitap\/docs\/bilim-anlayisimizda-iki-yaklasim\/\">Bilim Anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131zda \u0130ki Yakla\u015f\u0131m<\/a><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Bilimin de\u011feri \u00fczerinde eskiden beri s\u00fcr\u00fcp gelen fikir ayr\u0131l\u0131klar\u0131 g\u00fcn\u00fcm\u00fczde daha da derinle\u015fmi\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bir u\u00e7ta bilimi, bilgiye giden tek yol, ya\u015fam\u0131n en g\u00fcvenilir rehberi sayanlar,\u00a0 \u00f6b\u00fcr u\u00e7ta,\u00a0 tam tersine,\u00a0 bilimden korkan, ku\u015fkulanan, onu de\u011fersiz veya zararl\u0131 sayanlar yer almaktad\u0131r. Bu sonunculara g\u00f6re bilim daima y\u00fczeyde kalan, ki\u015finin ve toplumun sorunlar\u0131na inemeyen, \u00e7o\u011fu kez yanl\u0131\u015f&#8230;<\/p>\n","protected":false},"author":4,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1],"tags":[],"class_list":["post-1593","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-uncategorized"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.akademikidea.org\/a-kitap\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1593","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.akademikidea.org\/a-kitap\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.akademikidea.org\/a-kitap\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.akademikidea.org\/a-kitap\/wp-json\/wp\/v2\/users\/4"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.akademikidea.org\/a-kitap\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1593"}],"version-history":[{"count":11,"href":"https:\/\/www.akademikidea.org\/a-kitap\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1593\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":1733,"href":"https:\/\/www.akademikidea.org\/a-kitap\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1593\/revisions\/1733"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.akademikidea.org\/a-kitap\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1593"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.akademikidea.org\/a-kitap\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1593"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.akademikidea.org\/a-kitap\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1593"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}